Ağustos ayında Amerika’nın uydusu olacak tenis dünyası, temmuz ayını Roger Federer’in kırılması mucizelere bağlı Grand Slam rekorunu konuşmakla geçirirken, aklımızda Andy Roddick’in hayatının en güzel tenisini oynaması ve servis gücünün yanına düşünce gücünü de katması kaldı. Ekranda finali onlarca ünlünün de orada olduğunu ekleyerek anlatan Barış Kuyucu gibi biz de Roddick’in bu sıçrayışın mimarı olarak oyuncunun yeni antrenörü Larry Stefanki’yi görüyoruz. Sezonun bugüne kadarki bölümünü ele aldığımızda ev sahibi olduğu Memphis’te kazandığı turnuva dışında ATP takviminde birinciliği olmayan Roddick, Avustralya Açık’ta Federer ile yarı final, Roland Garros’ta Fransız Gael Monfils ile olaylı 4.Tur maçını oynadı. Ve bize yukarıdaki yorumları yaptıran Wimbledon finali ile Amerika Açık’a göz kırptı. Merakımız şu ki: Andy kendi evine şöyle geçerken bir uğrayacak mı? yoksa gözyaşı seramonisine kadar karşımızda olacak mı?
Maç başlayıp da ilk seti 6-2 ile geçtiğinde bu mavi gözlü adamın backhand vuruşlarının ne kadar da Federer’i andırdığını ve Nadal’ın heyecanının ve tutukluğunun sebebinin bu vuruşlar olduğunu düşünmekten alamadık kendimizi. Nadal, dizleri ağrıyan yaşlı büyükanne iken kırmızı başlığının altında masmavi gözleri ile bize bakan Robin Soderling ziyarete geldiğinin farkındaydı ve rakibine tie-break oyunuyla seti kaybettiğinde kalkma zamanının geldiğine karar vermişti. 6-4 kazandığı 3.setin ardından, final setinde uzayıp giden bir tie-break düellosu daha izlerken, Nadal’ın file önünde vurduğu yumuşak volenin çizgilere yan gözle bile bakmaması, turu ve sonrasında finali İsveçli Soderling’e getirmiş oldu. Nadal dışında tüm tenis dünyası Federer’in tenis tanrısı olmasına şahitlik etmek için Fransa’ya dikti gözlerini. Roland Garros’u ilk defa almasına kesin gözüyle bakılan Federer, mavi gözlü İsveçli’yi 3-0 ile geçerek tarihin sondan bir önceki sayfasını yazıyor, Soderling’e ise kendi tarihinin zirvesine çıkıyordu. Tarih tanıklığını seven Soderling, bu kez Federer’in ve bizim karşımıza Wimbloden’un 4.turunda çıktı. İlk seti 6-4 kaybettikten sonra adımlarını sıklaştıran İsveçli sonraki iki seti tie-break oyunlarını kaybederek maçtan 3-0 yenik ayrılmak zorunda kaldı. Üzerinde durduğumuz bu iki maçtan arta kalan en önemli taktiksel noktalar, Nadal’a karşı oynadığı geniş forehand vuruşları ve Federer’in backhand tarafını kullanarak kurmaya çalıştığı oyun planlarıydı. İsveçli Soderling tıpkı sezonun parlayan ikinci yıldızı Andy Roddick ev sahibi olduğu Catella Swedish Open’ı kazanmayı başararak, toprak kortta iyi olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.
Maç başlayıp da ilk seti 6-2 ile geçtiğinde bu mavi gözlü adamın backhand vuruşlarının ne kadar da Federer’i andırdığını ve Nadal’ın heyecanının ve tutukluğunun sebebinin bu vuruşlar olduğunu düşünmekten alamadık kendimizi. Nadal, dizleri ağrıyan yaşlı büyükanne iken kırmızı başlığının altında masmavi gözleri ile bize bakan Robin Soderling ziyarete geldiğinin farkındaydı ve rakibine tie-break oyunuyla seti kaybettiğinde kalkma zamanının geldiğine karar vermişti. 6-4 kazandığı 3.setin ardından, final setinde uzayıp giden bir tie-break düellosu daha izlerken, Nadal’ın file önünde vurduğu yumuşak volenin çizgilere yan gözle bile bakmaması, turu ve sonrasında finali İsveçli Soderling’e getirmiş oldu. Nadal dışında tüm tenis dünyası Federer’in tenis tanrısı olmasına şahitlik etmek için Fransa’ya dikti gözlerini. Roland Garros’u ilk defa almasına kesin gözüyle bakılan Federer, mavi gözlü İsveçli’yi 3-0 ile geçerek tarihin sondan bir önceki sayfasını yazıyor, Soderling’e ise kendi tarihinin zirvesine çıkıyordu. Tarih tanıklığını seven Soderling, bu kez Federer’in ve bizim karşımıza Wimbloden’un 4.turunda çıktı. İlk seti 6-4 kaybettikten sonra adımlarını sıklaştıran İsveçli sonraki iki seti tie-break oyunlarını kaybederek maçtan 3-0 yenik ayrılmak zorunda kaldı. Üzerinde durduğumuz bu iki maçtan arta kalan en önemli taktiksel noktalar, Nadal’a karşı oynadığı geniş forehand vuruşları ve Federer’in backhand tarafını kullanarak kurmaya çalıştığı oyun planlarıydı. İsveçli Soderling tıpkı sezonun parlayan ikinci yıldızı Andy Roddick ev sahibi olduğu Catella Swedish Open’ı kazanmayı başararak, toprak kortta iyi olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.
Tıpkı Roddick gibi Soderling’in de Amerika Açık’ta tamamlaması gereken bir sezon var. Ankette de sorduğumuz gibi “sizce yukarıdaki iki tenisçi Nadal – Federer rekabetine gölge düşürecek mi?” göreceğiz…
wimbledon finalini izledikten sonra roddick federer finalini tercih ederim
YanıtlaSilyazı çok başarılı güzel bir duruma değinmişsiniz