2003 Yılında dönemin başkanı Serdar Bilgili ile girdiği tartışma sonrasında, yönetim kurulu toplantılarında terbiyeli bir “maymun” gibi sadece kafa salladıkları iddia ederek Beşiktaş yönetim kurulundan istifa etmesiyle –yazılacak olsa- “Türk Spor Yönetiminde Başkanlık Sistemi’nin Diktatoryel Yapısı” adlı araştırmaya kanımızca en iyi referansı veren Beşiktaş yöneticisi Levent Erdoğan, forma arkasına futbolcu isimleri yerine reklam alınmaya başlanan döneme kendilerinin de dahil olmak istediklerini belirtti. “4 milyon $’lık teklifler var” dedikten sonra birçok firma ismi de sıraladı. “Taraftarımıza da danışacağız” cümlesiyle de demecini bitirdi. (taraftara danışma meselesinden bahsedilmişken, antik mezarından Perikles gelse görse şu Beşiktaş’taki demokrasi aşkını gözyaşlarını tutamaz. Perikles kimdir? diye merak edenlere: Atina Demokratik Partisi’nin lideri Perikles ‘in Peloponnesos Savaşı dolayısıyla söylediği “Cenaze Söylevi” ile demokrasi tarihinin temel taşıdır.)Bir sonraki gün (29.07.2009), Başkan Yıldırım Demirören, Hürriyet’ten İsmal Er’e verdiği ropörtajda “Forma arkasına reklam almak büyük takıma yakışmaz” açıklamasını bir nev'i "racon keserek" yaptı. “Dünyada hiçbir büyük kulüp formasının arkasına reklam almıyor”du başkana göre. Başkan yine bir taşla iki kuşu vurmuştu. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın “küçük!!!”lüğü yinelenirken, Beşiktaşlıya da Beşiktaş propagandası yapılmış oluyordu. Boca Juniors formasının arkasını hatırlatmaya gerek bile görmüyoruz. Boca’dan küçük takım mı var sanki?
Başkan açıklamasının son kısmında ise yoğurdu üfleyerek yemeyi ihmal etmeyen tavrıyla “Konuyu yönetim kurulumuzda değerlendireceğiz” diyordu.
Biri yönetici diğeri başkan iki üst düzey Beşiktaşlının açıklamalarından anlaşılıyor ki artık sorun yönetim kurulunda uzun uzadıya tartışılacak. Taraftarın da engin danışmanlığıyla umarız en doğru çözüm bulunur bir an önce. Ama dile getirmeden edemiyoruz ki, eğer formanız Barcelona gibi bir toprak parçasının özgürlüğünü ifade etmiyorsa ve o kadar zengin değilseniz, her sene ülkesinde 700 bin €’ya oynayan bir futbolcuyu yıllık 2.5 milyon € vererek transfer ediyorsanız, ya kafalarınızı değiştirmelisiniz ya da maçlara 2-3 beden büyük eşofmanlarla çıkmalısınız. Çünkü bu yemek artık fazla su kaldırmayacak gibi görünüyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder