Artık koskocaman bir Hido vardı NBA’de. Zamanla olgunlaşmıştı. O’nun oyunu geliştikçe Howard gelişti, Orlando gelişti, bu sayede play-off yapmayı başardılar. 2007-08 senesi Hido ve bizler için inanılmazdı. Aklımızın alamayacağı işler oluyordu. Hido hücum yapıyor, savunmada rakibin en önemli silahını tutuyor, ribaund alıyor, asist yapıyordu. Kısacası çok yönlü oynuyordu. Bu gelişimde Stan Van Gundy’nin payı yadsınamayacak derecede büyüktü şüphesiz. Bu sene içerisinde Hido triple-double yapmayı başardı ve son saniyelerde bir çok takımı yıkmayı adet edindi. Sezon sonunda Hido, all-star seçilmenin kapısından dönüyor, Orlando daha iyi bir yüzde ile play-off yapıyor, ancak Detroit’e kolay bir şekilde eleniyordu.Geçtiğimiz sene Hido için iyi başlamamıştı. Grand Turk, “saman alevi” anlarda karşımıza çıkıyordu. Bir maç iyi bir maç kötü giderken Hido, Orlando için herşey iyiydi. Nelson müthiş oynuyor, Howard tam bir canavara dönüşüyordu. Bu performans ile takım, play-off’un ilk ayağında Philadelphia’nın karşısına çıktı. Genel kanı Orlando’nun kolaylıkla turlayacağıydı. Ancak beklenen olmadı. Orlando zorlanıyordu ve tur elden gidiyordu. Derken son saniyede teslimat gerçekleşti. “Hedoooo deliversss!!!” Hido yapacağını yapmıştı, sakatlığının da
etkisiyle kötü başladığı play-off’un ilk turunda Orlando’yu sırtlamıştı. Orlando, sonraki turda zor bir seriden çıkan Boston’la eşleşti. Howard’ı çok iyi tutuyordu Boston. Orlando etkisizdi. Ancak şanslarını 7. maça taşımayı başarsalar da kimse Rose Garden’da onlara şans vermiyordu. Herkesin beklentisinin aksine olan şey gerçekleşti. Hido, şovu Paul Pierce’tan çalıyor, inanılmaz oynuyor ve maçı alıp, Orlando’yu konferans finallerinde Cleveland’ın karşısına taşıyordu.
Hido, Lebron’a karşıydı artık. İlk maçı Orlando’nun almasının ardından, durum 2-0’a gelecekken Hido’nun mucizevi şutuna karşılık veren Lebron durumu 1-1’e getirdi. İlk iki maçtan sonra değerlendirme yaparken “zor durumda olan”ın Cleveland olduğu tüm açıklığıyla ortadaydı. Serinin sonraki maçlarında Hido kendisi gibi oynamaya devam etti. Howard, Hido’nun yumuşattığı Cleveland’ı parçalıyordu adeta. Kaan Kural’ın deyişiyle 2001 senesinin Shaq’ı gibiydi adeta. “Pota altında birileri varmış ama O’nun umrunda değilmiş” gibi. Bu ikilinin oyunuyla Orlando seriyi 4-2 yaptı ve 16 yıl aradan sonra NBA Finaline kalmayı başardı. Orlando’nun beyni Hido takımını finallere taşımıştı.
Klasik bir değerlendirme olarak algılanması olası olsa da gerçek şuydu ki finallerde hakemler Howard’ın “pataklanmasına” göz yumdular. Gasol da rol kesmedeki başarısını oldukça iyi kullanıyordu. “Arıza” Hido’yu oldukça yıpratıyor, Kobe’ye dokunansa yanıyordu. Sonuçta Yüzükler LA’ye taşındı.
Sezon bitmiş, NBA finallerinde takımının beyni olan Hido’yu büyük bir keyifle izlemiştik şimdi asıl önemli soru “Hido ne yapacak?”tı.
İlk olarak Orlando genel menajeri Smith’in “Takım sahipleri Hido’yu çok seviyor ve onun için lüks vergisi ödemeyi göze alacaklar” şeklindeki açıklaması geldi. Pek çoğumuz Hido’nun Orlando’da kalmasını istiyorduk ancak unutulan nokta Hido’nun 30 yaşında olduğu ve bu kontratın yapacağı son önemli kontrat özelliğini taşıdığıydı. Hido kariyerini olduğu kadar ekonomisini, dolayısıyla ailesini de düşünmek zorundaydı. Bu aşamada bir gün takas haberini aldık. Vince Carter, Courtney Lee karşılığında Orlando’ya geliyordu. Bu takas ile beraber Hido’nun Orlando’da kalma şansı adeta yok oluyordu. Bu takas, Orlando’
nun Hido’dan vazgeçişi niteliğindeydi. Bu doğrultuda Hido’ya “şaka gibi” teklifini ileten Orlando, Hido tarafından reddedildi. Portland, Toronto, Miami Hido ile ciddi şekilde ilgileniyor, Portland koçu 4000 küsür km uçarak Hido ile görüşmeye geliyordu. Bu görüşmenin üzerine Hido Portland’a “iade-i ziyaret”te bulunuyordu. “Hido Portland’da” haberi gazetelerde yer bulacakken, Toronto yarışa giriyor ve 53 milyon dolarlık teklifle oyuncuyu takımlarına katıyordu. Peki ama “Neden Toronto?” Herkes bunu sorguluyordu. Portland ile şampiyonluk yaşayabilecekken Hido, nasıl böyle bir tercih yapardı?Özetlemek gerekirse, Toronto’da hatırı sayılır bir Türk popülasyonu vardı. Takımın oyun tarzı Hido’ya uygundu ve Toronto gerçekten Portland’a göre çok ama çok güzel bir şehirdi. Transfere olumsuz bakanlar “3 milyon dolar için şampiyonluk şansını kaybetti” eleştirisini getirdiler. Kanımızca gerçek bir profesyonellik örneği gösteren oyuncuya, üstelik kariyerinin son ve en önemli kontratı sözkonusuyken, bu eleştiriyi getirenlere sormak isteriz ki “Siz hiç 1 milyon doları yan yana gördünüz mü?”
Artık Hido NBA kariyerini 5 sene Kanada temsilcisi Toronto Raptors’da sürdürecek. Hido’nun NBA’e adım atmadan önceki favori oyucularının Kobe Bryant, Grant Hill, Scottie Pippen, Allan Houston ve Latrell Sprewell olduğunu biliyoruz. Bu isimlerden Sprewell kayboldu gitti, Grant Hill’den Hido için vazgeçildi, Kobe geçtiğimiz sezonun finalinde hayatının bloğunu Hido’dan yedi. Toronto’da başarılar “büyük oyuncu” Hido…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder